Prof Dr Metin Ozata
GUATR TIROID ENDOKRIN DIYABET ZAYIFLAMA DIYET
Ana Sayfa      ENDOKRINOLOJI      BUYUME HORMONU


BUYUME HORMONU

BOY VE BUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Boyu etkileyen birçok faktör vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
1. Anne ve babanın boyu:
Genetik etkenler büyüme ve gelişme potansiyelinin önemli belirleyicileridir. Bu nedenle anne ve babanın boyu çocuğun boyunu etkiler.
2.Sosyal ve Ekonomik Faktörler:
Kısa boylu olmanın en önemli nedeni yetersiz beslenme, iyi sağlık koşullarında olmamadır. Aynı ırktan olup aynı bölgede yaşayanlardaki boy farklılığı beslenmeden çok etkilenir.
3.Beslenme:
Beslenme yetersizliği boy kısalığının en önemli etkenidir.
4.Psikolojik Faktörler:
Psikolojik stres ve psikiyatrik hastalıklar boyun kısa olmasına neden olabilir.
5. Kronik Hastalıklar: boyun kısa olmasına neden olur.

HORMON HASTALIKLARI BOY KISALIĞI YAPAR MI?

Boy kısalığı yapan hormon bozukları şunlardır:

Tiroid Hormon Azlığı:
Doğuştan olan tiroid yetmezliği yaklaşık 4000 canlı doğumda 1 görülen bir bozukluktur. Zamanında fark edilip tedavi edilmeyen olgularda büyüme ve gelişme ciddi ölçüde geri kalır.
Paratiroid Hormon Bozukluğu (Psödohipoparatiroidizm)
Bu hastalıkta büyüme geriliği, el parmaklarda küçüklük, yuvarlak bir yüz, kalsiyum düşüklüğü, fosfat artışı vardır. Çocuklarda boy kısalığı, obezite, kısa el kemikleri, derialtı kireçlenme, yuvarlak yüz ve zeka geriliği vardır.
D Vitamini Eksikliği- Raşitizm
Geçmişte D vitamini eksikliği boy kısalığının başta gelen nedeniydi ve sıklıkla beslenme bozukluğu, bağırsak emilim bozukluğu, karaciğer hastalığı veya kronik böbrek yetmezliği ile birlikte bulunurdu. Güneş ışığından yeterince yararlanmayan ve besinlerine D vitamini ilavesi yapılmayan çocuklarda D vitamini eksikliği görülür. Bu tür raşitik olgularda alın kısmında sişkinlik ve bacaklarda eğrilme vardır.

Büyüme Hormonu Eksikliği
Hipofiz yetmezliği nedeniyle veya sadece büyüme hormonunda eksiklik nedeniyle oluşur.

Beslenme Bozukluğu
Yetersiz beslenme, yetersiz enerji alımı veya protein alımı büyüme geriliğine yol açar.
Hem ani hem de devamlı beslenme bozukluğu büyüme hormonu ve IGF-1 hormonunun etkisini azaltır. Aslında büyüme hormonu bu durumlarda kanda yüksek olsa da etkin değildir.
Büyüme geriliğinin eşlik ettiği birçok hastalıkta protein-kalori alımı bozukluğu vardır. Böbrek yetmezliği, barsak hastalığı, kalp hastalıkları, kalp yetmezliğinde, sinir ve beyin hastalıklarında ve diğer bazı hastalıklarda iştah kaybı vardır. Bu hastalıkların bazılarında diyette çinko, demir ve vitaminler gibi, normal büyüme ve gelişme için temel olan maddeler de eksiktir. Yetersiz beslenme, diyet uygulaması veya bazı gıdalara orantısız bir şekilde düşkünlük sonucu da olabilir.
Ergenlik döneminde özellikle kız çocukları kilo almamak amacıyla gereksiz bir kalori kısıtlamasına gidebilirler. Anoreksia nervoza ve bulimia gibi hastalıklar istemli kilo kaybının en kötü sonuçlarıdır ve sonuçta büyüme ve gelişme geriliğine neden olabilir. Bu dönemde beslenme bozukluğu ergenlik veya adet başlamasının gecikmesine neden olabilir.

Büyüme Hormonu (GH) eksikliğinin tanısı için büyüme hormonu ve IGF-1 düzeyleri ölçülür. Ancak sadece ölçüm yetmez. Bu kişilerde açlık, uyku, egzersiz sonrası büyüme hormonu ölçülebildiği gibi levodopa, klonidin, glukagon, propranolol, arginin ve insülinle yapılan uyarı testleri kullanılır. Bir çocukta GH yetersizliği teşhisi konulması için en az 2 testte anormallik olmalıdır.
Boy kısalığı olan bir kişide yukarıda belirtilen kan hastalıkları, karaciğer, böbrek ve kalp hastalığı olup olmadığını anlayacak tetkikler yapılmalıdır. Bu arada kanda kalsiyum, mağnezyum, parathormon, tiroid hormonları da mıutlaka ölçülmelidir.
Boy kısalığı olan kişilerde kemik yaşı tayini için el-bilek filmi çekilir. Kemik yaşı 20 ve üzeri ise kemiklerin uzamasını sağlayan epifizler kapandığı için o kişi artık uzamaz.


 
BÜYÜME HORMONU (GROWTH HORMON) NEDİR?

BÜYÜME HORMONU

Büyüme hormonu beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanır. Tıp dilinde büyüme hormonuna growth hormon adı verilir. Büyüme hormonunun salgılanması hipotalamustan salgılanan GHRH isimli hormonun sayesinde artarken hipotalamustan salgılanan somatostatin isimli hormonun salgılanmasıyla azalır. Ayrıca beslenme, seks hormonları ve bazı büyüme faktörleri de büyüme hormonunun salgılanmasını etkiler. Mideden salgılanan ve iştah üzerine etkili olan Ghrelin isimli hormon da büyüme hormonunu artırır. Bu hormon GHRH’un bağlandığı reseptörlere bağlanır.
Büyüme hormonu salgısı gece artar, gündüz azalır. Uyku, stres, kan şekeri düşüklüğü, açlık, kanda üre yüksekliği ve siroz durumunda büyüme hormonu kanda artar. Uykunun başlangıcında büyüme hormonu salgısı maksimum düzeye çıkar.
Yaşın ilerlemesiyle büyüme hormonu salgısı azalır.
Kan şekerinin yükselmesi, şişmanlık, tiroid hormon azalması, kanda kortizol artması ise büyüme hormonu salgılanmasını azaltır.
Büyüme hormonu kana karışarak karaciğere gelir ve oradan IGF-1 isimli hormonu salgılatır. IGF-1 hormonu fazla salgılanırsa büyüme hormonu salgısını önler. IGF-1 karaciğerden başka böbrek, bağırsaklar ve kıkırdak dokusunda da yapılır. IGF-1 hormonu sayesinde kas, kıkırdak ve kemik büyümesi sağlanır. Bu sayede boy uzar.

Büyüme hormonu diğer hormonlar gibi yaş ilerledikçe azalır. Büyüme hormonunun yaşla birlikte azalmasının kasların gücünde azalmaya, yağ miktarında azalmaya neden olabilise de yaşlılıkta büyüme hormonu fazlalığının zaralı olduğu da bilinmektedir. Fare çalışmalarında groth hormon reseptörü yok edildiğinde farelerin daha uzun yaşadığı saptanmıştır. Bu nedenle groth hormonun anti-aging ajanı olması şüphelidir.
Büyüme hormonu yada tıp dilindeki adıyla growth hormon yurtdışında anti-aging tedavi olarak çok az ve az sayıda yapılan çalışmada uygulanmış ve faydasız olduğu saptanmıştır. Büyüme hormonunun bu amaçla kullanılmasına FDA izin vermemiştir. Bu konuda yapılan 31 çalışmada büyüme hormonunun sağlıklı yaşlılarda faydalı olmadığı saptanmıştır.
Yaşlılarda yapılan çalışmalarda büyüme hormonunun vücutta sıvı birikimi yaptığı, şeker hastalığı çıkışını hızlandırdığı, tansiyon ve kalp hastalığı riskini artırdığı saptanmıştır. Ayrıca eklemlerde ağrı ve karpal tünel sendromu gelişmiştir. Ayrıca büyüme hormonunun kanser tetikleme özelliği de olabilir.

Yukarıda belirtilen nedenlerle büyüme hormonunun anti-aging olarak kullanılması şu andaki bilimsel bilgilerle uygun değildir. Büyüme hormonu ancak büyüme hormon yetersizliği saptanan kişilere endokrinoloji uzamanı gerek görülürse yapılan bir tedavidir.
Büyüme hormonu yerine büyüme hormonu salgısını artırıcı besin destekleri alınabilir. Arginin, lizin, ornitin ve triptofan gibi aminoasitler büyüme hormon salgısını artırırlar. Arginin piroglutamat (APG) ve lizin kombinasyonu büyüme hormonu salgısını artırabilir. Ancak bunların ne kadar bir atış yaptıkları da bilimsel çalışmalarla henüz saptanmamıştır.

Büyüme hormonu az salgılanması durumunda Boy kısalığı olur. Fazla büyüme hormonu salgılanması ise Akromegali hastalığı yapar.

Boy Kısalığında Yapılacak Tetkikler:
Büyüme Hormonu (GH) eksikliğinin tanısı için büyüme hormonu ve IGF-1 düzeyleri ölçülür. Ancak sadece ölçüm yetmez. Bu kişilerde açlık, uyku, egzersiz sonrası büyüme hormonu ölçülebildiği gibi levodopa, klonidin, glukagon, propranolol, arginin ve insülinle yapılan uyarı testleri kullanılır. Bir çocukta GH yetersizliği teşhisi konulması için en az 2 testte anormallik olmalıdır.
Boy kısalığı olan bir kişide yukarıda belirtilen kan hastalıkları, karaciğer, böbrek ve kalp hastalığı olup olmadığını anlayacak tetkikler yapılmalıdır. Bu arada kanda kalsiyum, mağnezyum, parathormon, tiroid hormonları da mıutlaka ölçülmelidir.
Boy kısalığı olan kişilerde kemik yaşı tayini için el-bilek filmi çekilir. Kemik yaşı 20 ve üzeri ise kemiklerin uzamasını sağlayan epifizler kapandığı için o kişi artık uzamaz.